TFF 1. Lig’in Luka Modric’i: Recep Niyaz!

0

Çaykur Rizespor’un genç yıldızı Recep Niyaz, Süper Lig Yolu Dergisinin şubat sayısına birbirinden önemli açıklamalarda bulundu. İşte Recep Niyaz’ın kariyerinden satır başları, Çaykur Rizespor günleri ve gelecek hedeflerini anlattığı o röportajdan satır başları…

Futbola başladığı ilk takım olan Denizli Belediyespor’dan, Denizlispor’a transfer olan Recep, ilk transferini böylece gerçekleştirmiş oldu. Her futbolcunun olduğu gibi amatörden, profesyonele geçiş heyecanı aslında onda da olmuştu. Denizlispor’da çıktığı ilk yıllarda Milli Takımımızın alt kategorilerinde görevli olan antrenörlerin dikkatini çekmiş ve Milli Takım’a davet edilmişti. Denizlispor’da oynadığı 6 sezondan sonra 2009-10 sezonu sonunda Fenerbahçe’ye transferi gerçekleşen oyuncu kariyerinde büyük bir adımı daha 15 yaşında atmıştı. Hatta Football Manager oyunlarının o dönemlerinde oyunun “Wonderkid”i (wonderkid=altın çocuk) seçilen bir isimdi. Türk futbolunun kalitesiz yabancı sevdası, altyapıya önem vermemesinden ötürü Fenerbahçe’de çok az süre verilen futbolcunun kariyeri nasıl devam etmiş? İşte bu yazıda bu soruya cevap bulmak istedik.

Gol Sevincini Zidane’la paylaşan çocuk!

Yerli Modric’in 2010 yılında TFF’nin resmi dergisi Tam Saha’ya verdiği röportajı dikkatlerimizden kaçmadı. Recep Niyaz, U17 Milli Takımı’yla çıktığı üçüncülük maçında attığı golden sonra sevincini, Fransa’nın dünyaca ünlü eski futbolcusu ve günümüzde Real Madrid’in teknik direktörü Zidane ile paylaşmış. Ceyla Kütükoğlu’nun sorduğu “Gol sevincini Zidane’la paylaşmışsın. O anı anlatır mısın?sorusuna şu cevabı veriyor: “Zidane’ı görünce çok heyecanlandım. Sonuçta dünyanın en büyük futbolcularından biri o. Kategori maçlarında çok iyi maçlar çıkarmıştık. O maçların ardından çeyrek final ve yarı final maçlarını Zidane da izledi. Zidane’ın izlediği ilk maçımız yarı finaldi ve kaybettik. Penaltılarla Güney Afrika’ya elendik. Ancak sonra Zidane üçüncülük maçını da izledi. O maçta hepimiz çok iyi mücadele ettik, çok iyi performans gösterdik. Elbette birimiz gol atacaktı, o da bana denk geldi, şans benden yanaydı. Uzaktan vurdum ve gol oldu. Maçtan önce takım arkadaşlarımla aramızda bir konuşma vardı. Kim gol atarsa sevincini Zidane’la paylaşılacaktı. O da bana denk geldi. Hep beraber Zidane’ın yanına gittik. Benim için çok özel bir andır, çok mutlu olmuştum.

 

Fenerbahçe ile ikinci sözleşmeyi imzalamayabilirdim!

Büyük takımların altyapısından, üstyapıya çıkmaya çalışan fakat “transfer hayranlığına” yenilen oyuncular gibiydi aslında bizim yerli Modric’imizin kariyeri. Bölgesinde oynayan Alex de Souza gibi büyük bir isim ise onun şanssızlığı olmalı belki de. Fakat Alex haricinde bölgesine transfer edilen Maldonado, Josico gibi ne vereceği belli olmayan ve ayrılırken de kulübe hiçbir kazanç sağlamayan oyuncular yüzünden istediği forma şansını elde edemedi.

Recep’e kariyerinin dönüm noktalarını sorduk. Aldığımız cevap bu satırları yazmamıza ilham kaynağı oldu. Recep o dönemden şöyle bahsediyor: “Fenerbahçe ile sözleşmemin sonuna gelmiştim. Bir çok kulüpten transfer teklifi alıyordum. Fakat Fenerbahçe’de sözleşmemi yenilemek istedim. Keşke yenilemeyip, teklifleri değerlendirseydim. Kimse ‘altyapıdan oyuncu çıkmıyor’ demesin çünkü altyapıya önem verilmiyor. Potansiyeli yüksek olan, çok oyuncu var. Fakat değerlendirilmiyor veya değerlendirilmek istenmiyor. Bir dönem Türkiye’nin Messi’si olarak gösterilen oyuncu Türkiye’nin en büyük 3 kulübünden bir tanesi olan Fenerbahçe’nin altyapıdan neden oyuncu çıkarmadığını da söylemiş oluyor bu cümlelerle.

 

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here